İlyas Murat

Corona Virüs Dediğimiz, Özüne Dön! Çağrısı Olamaz mı?

12.04.2020
Corona Virüs Dediğimiz,  Özüne Dön! Çağrısı Olamaz mı?

Özüne dön ey insanoğlu. Yaratılıştaki özün tertemizdi oysa ki.. Neydi seni bu hale getiren? Para mı, otorite mi, makam mı, mevki mi, nefis mi, hırs mı? Allah’ın gazabını üzerine çekecek derecede ne vaat edildi sana?

Herhangi bir şey olduğunda bir suçlu ararız hemen. Kim yaptı, kim getirdi, kim götürdü ve benzeri soruların peşine düşeriz bir dedektif gibi. Toplum olarak bir günah keçisi aramaya başlarız.  Başımıza gelen durumun muhasebesini yapmak yerine, nefsimizi sorguya çekmek yerine bir suçlu ararız. Gündemden düşmeyen konulardan birisi “virüsün falanca ülke çıkardı, filanca kişiler organize ediyor, bu bir plan, bu bir proje vesaire…”

Diyelim ki gerçekten böyle bir komplo var.  Masonlar, art niyetli olanlar, Allah’ın varlığını ve birliğini kabul etmeyenler vesaire… Kendi çıkarlarına her türlü kötülüğü yapıyor olabilirler fakat mümin bir kimsenin şundan emin olması gerekir. Kimin eliyle yapılıyor olursa olsun, sonuç olarak bu bir virüstür, bu bir hastalıktır, bu bir musibettir. Birilerinin eliyle olmuş olsa da Allah her şeyden haberdardır,  Allah’ın izin vermiş olduğu bir şeydir. Hayrı da şerri de yaratan Allah’tır. Bu ayetle de sabittir.

Freelyshout

Zümer süresi 62. ayette “Her şeyin yaratıcısı Allah’tır.” Diye geçer. Müfessirlerin şahı İmam-ı Kadı Beydavi Hazretleri bu ayet-i kerimeyi şöyle açıklamıştır: “Hayrı, şerri, imanı, küfrü ve her şeyi yaratan ancak Allah’u Teâlâ’dır. Her şey onun tasarrufu altındadır.”

Hal böyle iken kendimizi, nefsimizi sorguya çekmek gerekmez mi? Hiçbir bir güç, kuvvet Allahın gücünden, kuvvetinden daha fazla değildir. Allah’u Teâlâ dilese yaşanan bu musibete izin vermeyebilirdi ama izin verdi ve şuan tüm dünya gözle görünmeyecek kadar küçük olan bir virüse karşı diken üstünde. Hiç düşünüyor muyuz, Allah neden izin verdi acaba? Allah bize ne demek istiyor? Neyi anlamamızı istiyor? Ne oldu da Allah’u Teâlâ bunu bize hak gördü? Şuara süresi 30. Ayette Allah’u Teâlâ şöyle buyuruyor:

“Başınıza her ne musibet gelirse, kendi ellerinizle yaptıklarınız yüzündendir. O, yine de çoğunu affeder.”

  Bakın gökyüzü de Allah’ın, yeryüzü de, değil mi? Gökyüzünde güneşin hareket etmesi, dakikasını şaşmadan doğup batması, ayın hareket etmesi yine aynı şekilde dakikasını şaşmadan doğup batması, yıldızların gece ışıldayıp gündüz kaybolması, kar tanelerinin birbirine hiç değmeden yeryüzüne doğru yol alması, kuşların özgürce dünyanın bir ucundan diğer ucuna mevsimsel olarak hareket etmesi, uçmaları vs.

Tüm bunlar gökyüzünde sorunsuz bir şekilde hareket ve yaşam halinde iken, neden yeryüzü bu kadar kaos, kargaşa ve rezalet içinde hiç düşündünüz mü? Çünkü insanoğlu kendisini yeryüzünün hükümdarı ilan etti. Allah’ın koymuş olduğu kurallara, nizamlara ve yasalara göre değil de kendilerinin çıkardığı yasalarla, kanunlarla hareket etti. Allah’ın yasak ve emirlerine göre değil, nefsinin arzu ve isteklerine göre yaşamaya başladı. Nefsine hoş gelen şeyler doğrultusunda hareket etti, her türlü kötülüğü, fenalığı, zulmü yaptı, taki zulümler, fenalıklar anaların rahmine ulaşıncaya kadar.

Allah’u Teâlâ’nın kulundan istedikleri ile insanoğlunun yaptıklarına bakarsak bunca felaketlerin nedenini biraz daha anlarız umarım.

*Allah örtünün korunun dedi, insanoğlu ne olacak ya bunlar moda dedi,

*Allah ezan sesini dindirmedi ama insanoğlu duymazdan geldi,

*Allah namaz farzdır, kılın dedi, insanoğlu zamanımız yok, benim kalbim zaten temiz dedi,

*Allah alkol haramdır içmeyin dedi, insanoğlu ne yapalım derdimiz çok dedi,

*Allah faiz haramdır faizden uzak durun dedi, insanoğlu ihtiyacımız var dedi,

*Allah zekât farzdır zekâtlarınızı verin dedi, insanoğlu borçlarımız var hele bir borçlarımız bitsin ondan sonra dedi,

*Allah ahiretiniz için de hazırlık yapın dedi, insanoğlu dünyaya bir daha mı geleceğiz dedi,

* ey kulum! Tövbe et tövbeni kabul edeyim dedi, insanoğlu yaşlanınca ederim dedi…

Ne de güzel özetlemiş üstat Necip Fazıl:

“kula bela gelmez hak yazmayınca,

 Hak bela yazmaz kul azmayınca.”

Corona virüs, depremler, seller, felaketler, çekirge istilası vesaire… Artık silkelenmenin zamanı gelmedi mi? Samimi bir tövbe için daha ne olmasını bekliyoruz.

Selam ve dua ile.

İlyas MURAT

YouTube
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

Uweta | İlyas Murat ©